Beslenme alışkanlığının önemli rol oynadığı mide kanserine özellikle mangalda pişmiş et ve benzeri gıdalar, aşırı tuzlanmış sebzeler neden oluyor
2 Eylul 2010, Perşembe 22:06 Karakter Boyutu :
Çocukluktan
başlayan bilinçsiz beslenme alışkanlığının yanısıra; son yıllarda sigara- alkol
tüketiminin hızla yaygınlaşmasının mide kanseri vakalarında artışa neden
olduğunu belirten Memorial Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof.
Dr. Kamil Yalçın Polat, mide kanseri tedavisi hakkında bilgi verdi.
Mide kanseri, karnın sol üst bölgesinde
bulunanmidenin herhangi bir bölgesine
yerleşebilen, genellikle lenf bezleri karaciğer ve akciğere yayılabilen; tüm
kanserler içinde en sık görülenler arasında 4. ancak kanserden ölümlerde 2.
sırada yer alan bir kanser türüdür.Çeşitli
sebeplerden dolayı midenin mukoza zarından tümörler gelişir; bu tümörlerden
kötü huylu olanları, kansere
neden olmaktadır. Ülkemizde de en sık görülen kanser türleri arasında bulunan
mide kanserinden dünyada her yıl yaklaşık 800 bin kişi ölmektedir. mide kanseri
erkeklerde bayanlara kıyasla 3 kat daha fazla görülmektedir. ABD’de mide
kanserine ait oranlara bakıldığında yıllık yeni vaka sayısı yaklaşık 25 bin
dolayındadır.
Etli gıdalara isteksizlik önemli bir mide
kanseri belirtisidir
Erken dönemde olan mide kanserleri çoğu kez başlangıçta belirsiz ve özellikli bir bulgusu yoktur;
yani belirti vermeyebilirler. Başlangıçta hazımsızlık ve şişkinlik; özellikle
etli gıdalara karşı isteksizlik önemli belirtiler gösterebilmektedirler. Daha
geç dönemlerde ise; karın ağrısı, bulantı, kusma, gıda alımından sonra
şişkinlik, kilo kaybı görülmektedir. Daha önce herhangi bir şikayeti olmayan 40
yaş üzerinde bir kişide hazımsızlık ve kilo kaybı gibi durumlar bu hastalık
açısından değerlendirmeyi gerektiren belirtilerdendir.
Mide
Kanseri İçin Risk Faktörleri
Sindirim sistemi organlarından midenin herhangi bir
parçasından gelişebilen bir kanser türü olan mide kanserinin oluşumunu tetikleyen
birçok neden bulunmaktadır. Mide kanserine neden olabilecek durumları şu
şekilde sıralayabiliriz:
Beslenme
tarzı: Beslenme alışkanlığının önemli rol oynadığı mide kanserinde özellikle
mangalda pişmiş et ve benzeri gıdalar, aşırı tuzlanmış ve salamura
yapılmış sebzeler, mide kanserinin oluşumunda etkin olduğu kabul
edilmektedir. Mide kanserinden korunmak amacıyla Akdeniz menüsü tarzında
beslenme koruyucu sayılabilecek önlemlerden biridir. Taze ve doğal olan
sebze ve meyveler yine mide kanserine karşı koruyucu özelliğe sahiptir.
Enfeksiyonlar:
H.plori, mide kanserine neden olan önemli bir faktör olarak kabul
edilmektedir. Tüm mide kanserli olguların %65-85’inde H.plori enfeksiyonu
mevcuttur. Diğer taraftan bakıldığında da tüm H.plori enfeksiyonlu
olguların %2’sinde mide kanseri vakasına rastlanmaktadır.
Sigara
ve alkol: Sigara, önemli aynı zamanda da önlenebilir bir mide kanseri
nedenidir. Sigaranın mide kanserine olan tetikleyici özelliğine bir de
alkol ile birlikte tüketiminin eklenmesi mide kanseri olma oranını çok
daha fazla artırmaktadır. Bunun için sigara ve alkolden uzak durulması
önerilmektedir.
Genetik:
Birçok hastalık gibi mide kanserinde de genetik faktörlerin etkili
olabileceği bilinmektedir. Tüm mide kanserli olguların yaklaşık %10’unda
genetik faktörler ön planda bulunmaktadır.
Hastalığı
erken evrede yakalamak tedavi için önemli bir adım
Mide kanseri tanısında en önemli araç endoskopidir. Risk grubundaki
olgulara mutlaka endoskopi uygulaması yapılmalıdır. Endoskopi uygulamasında,
ucunda kamera olan bir boru ile mideye girilmesi sağlanır ve gözlemlenen ur
oluşumuna biyopsi
uygulanmaktadır. Kesin tanı konması için biyopsi kaçınılmazdır. Endoskopinin
uygun kullanımı ile hastalığı erken evrede yakalamak mümkün olabilmektedir. Özellikle
Japonya da endoskopinin etkin kullanımı; erken tanıyı ve buna bağlı olarak bu
hastalıktan kurtularak uzun yaşam sonuçlarını da beraberinde getirmiştir. Bunun
dışında kontrastlı grafiler ve bilgisayarlı tomografi mide kanseri tanısını
sağlayan diğer önemli araçlardandır. Mide kanseri tanısının ardından
uygulanacak olan tedavi multi disipliner yaklaşımı gerektirmektedir; yani ekip
çalışması ile başarı sağlanabilmektedir. Cerrahi olarak tümörün uygun bir
şekilde çıkarılması hastalığın en önemli ve en belirleyici tedavi şekli
olmaktadır. Hastalığın evresine göre kemo-radyoterarpi tedavisi uygulanması önemli
bir etkinliğe sahiptir. Eğer lenf bezlerine sıçrama olmuşsa mutlaka kemoterapi
yapılmalıdır.
İZMİT Belediyesi, çölyak hastalığı ile seminer düzenledi. Türkiye'de 500 bin hastası bulunan Çölyak'ı Prof. Dr. Sadettin Hülagü ve Dr. Ayşen Hülagü tanıttı
Vali Ercan Topaca, Arızlı Konutları'ndan, ulaşıma, eğitimden kentin güzelliklerine kadar Topaca yapılan çalışmaları Kocaeli Demokrat Gazetesi için analiz etti